Strada etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Strada etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Kasım 2015 Salı

Spor İletişimi Sertifika Programı

3 Mayıs 2015 Pazar

Mayweather vs. Pacquiao


Bu sabah ya saati altıya kurup uyandınız ya da hiç uyumadan güneşin doğuşunu izleyip ekran başına kuruldunuz. Eğer böyleyse dünyada milyonlarca insan gibi sizde yüzyılın maçına tanıklık ettiniz. Floyd Mayweather ve Manny Pacquiao'dan birisi kazandı? Nakavtla mı, 12 raund sonunda mı? Ya da yenişemediler... Boks tarihi elbette ki efsane maçlarla dolu ama yaşadığımız yüzyılın en merakla beklenen karşılaşmasıydı bu. Onları karşı karşıya getirmek için menajerler, organizatörler tam sekiz yıl uğraştı ve bu yıl ocak ayında ikili Miami'de Miami Heat-Milvaukee Bucks maçını izlemek için geldikleri salonda ilk kez yüzyüze geldi. Pacquiao, Mayweather'den cep numarasını istedi ve dev maç için düğmeye basıldı. 20 Şubat'ta iki şampiyonun 2 Mayıs'ta Las Vegas'ta MGM Grand'de ringe çıkacakları açıklandı. İşte o günden bu yana Mayweather-Pacquiao ikilisi için binlerce haber yapıldı, maçın akıllara ziyan finansal detayları ekonomi dergilerine manşet oldu, hazırlık döneminin her dakikası, iki boksörün de hayatlarının tüm detayları belgeseller için kayıt altına alınmaya başlandı ve beklenen gün geldi. İşte yarın tüm dünyada spor medyasının birinci manşeti olacak Mayweather-Pacquiao düellosunda ilk gong çalanana kadar yaşananlar. Profesyonel boksta bir maçta kazanılan rakamları bir başka spor dalında kazanabilmek mümkün değil. Tarihi maç için anlaşma sağlandığında kariyerindeki 47 maçı da kazanan (1996 Olimpiyatları'nda Bulgar'a yenilip bronz almıştı) Floyd Mayweather Jr.'un toplam gelirin yüzde 60'ını, rakibi Filipinli Manny Pacquiao'nun ise yüzde 40'ını alacağı açıklandı. Mayweather ringe rakibinden sonra çıkmayı, soyunma odasını seçmeyi de kabul ettirdi. Sonuçta Las Vegas onun evindeydi ve MGM Grand'de 11 galibiyeti vardı. 
 

38 yaşındaki Floyd Mayweather sadece efsane bir boksör değil elbette. O dünyada belki de en çok sevilen ve nefret edilen profesyonel sporculardan biri. Lakabı Money yani Para, aslında karakterinin de özeti. Ring dışındaki hayatında insanları servetiyle dövebileceğine inanan, Justin Bieber'ı gibi bir pop ikonunu yanına alıp magazin manşetlerini süsleyen, 7 milyon dolardan fazla para harcadığı otomobilleri, jetiyle, yatıyla, katıyla 24 saat hava atan bir lümpen. Kiminle karşılaşsa ringin kötü adamı her seferinde Mayweather. Muhammed Ali'den büyük boksör olduğunu söyleyen, 47 maçlık yenilmezlik serisini Rocky Marciano'nun 49'luk rekor serisini solladığında ringlere veda etmeye hazırlanan bir büyük sporcu ama aynı zamanda bir ABD gerçeği. Sabahları 10 dakika dişlerini fırçalayan, yediği her yemeğe barbekü sos döken, her hafta manikür ve pedikür yaptıran ve idmanlarda Rocky'e özenip keseceği kütükleri California'dan getirten ve kimilerine göre her seferinde yenebileceğine inandığı rakipleri seçtiği için bu noktaya gelen bir boksör. Mayweather-Pacquiao düellosunu yüzyılın maçı olarak lanse ettiren sadece iki boksörün farklı sikletlerde rakiplerini paramparça etmesi değil elbette. Parayı çok seven ABD'linin karşısında Hollywood filmlerinin senaristlerinin ağzını sulandıracak bir adamın hikayesi var. Manny Pacquiao, Filipinler'de bir halk kahramanı. Rakibinden iki yaş küçük ve onun gibi yenilmez değil. Kariyerinde 57 maç kazanırken, iki karşılaşmada rakiplerine yenik düştü. 14 yaşında evden kaçan ve Manila'da sokakta fıstık satarken 16 yaşında boksör olmayı başaran Pacquiao'nun Jack Russell Terrier cinsi köpeğine verdiği isim PacMan aynı zamanda bu Uzak Doğu efsanesinin lakabı. Her sabah çıktığı sabah idmanında köpeğiyle birlikte koşan, dünyanın dört bir köşesine onunla seyahat eden Pacquiao'nun günde 8 bin kalori aldığı 5 öğünlük menüsü ise dillere destan. Hayatı boyunca soğuk su içmeyen Filipinli, Mayweather kadar büyük bir servete sahip olsa da daha ucuz hobilere sahip. Satranç oynamayı seviyor ve amatör fotoğrafçı. Gelelim spor tarihinin dönüm noktalarından biri kabul edilen bu maçın ekonomik verilerine. Forbes'a göre maçtan elde edilen gelir 400 milyon doları çoktan geçti bile. Kaybeden kim olursa olsun servetine en az 150 milyon dolar ekledi bile. 

Maçı izlemek için Las Vegas'ya 16 bin 800 kişi kapasiteli MGM Grand'e gelenlerin şanslı bin tanesi 1500 ile 10 bin dolara arasında bir rakam ödediler. Maçın sadece gişe hasılatı 74 milyon dolardan fazla. Bizde maç açık kanalda yayınlandı ama ABD'de 3 milyon hanede bu maçı izlemek isteyenler şifreli kanalı HD yayın için 99 dolar ödedi. Bira markası Tecate, Corona'nın 5.2 milyon dolarlık teklifinin üzerine çıkmak zorunda kaldı ve 5.6 milyon dolar ödedi. Mayweather lakabı "Para"nın hakkını verebilmek için olsa gerek maçta takacağı dişlik için 25 bin dolar öderken, Pacquiao'nunki ülkesinden bir diş hekiminden hediye olarak geldi. Maçın ring hakemi Kenny Bayless milyonların döndüğü maçtan 25 bin dolar kazandı ve bu da bu rekor olarak tarihe geçti. "MayPac", 6 harfli, 6 sıfırlı bir maçtı. Sonunda biri kazandı, biri kaybetti ya da eşitlik hali... Mike Tyson'un unutulmaz sözünü hatırlarsak eğer: "Ağzının ortasına yumruğu yiyene kadar herkesin bir planı vardır." 
Devamını Oku

26 Nisan 2015 Pazar

Madrid Yolcusu Kalmasın


Futbol Türkiye'de her zaman en çok sevilen spor ama uzun yıllardır basketbol ve voleybolu daha çok sevenler, futbol tutkunlarına kıs kıs gülüyorlar. A Milli Türk Milli Takımı 2008'den bu yana üç büyük turnuvayı kaçırmış, sıradaki içinse işini mucizelere bırakmış, kulüp düzeyinde beş yılda bir çeyrekyarı final görmüşken, salon sporlarında kazanılan şampiyonluklar olmadı Final Four heyecanları acaba her yıl futbolda da yaşansa toptan delirirmiyiz diye düşünüyor insan. Daha Eczacıbaşı Vitra Kadın Voleybol Takımı'nın şampiyonluk coşkusu bitmeden Fenerbahçe muhteşem bir başarıya imza attı ve basketbolun Şampiyonlar Ligi Euroleague'de Final Four'a kaldı.
2000 yılında bu heyecanı yaşatan Anadolu Efes ise Real Madrid'e elenip son dördün dışında kaldı. Bugünlerde sadece Fenerbahçeli değil tüm basketbolseverlerin dilinde Madrid'de 15-17 Mayıs'ta oynanacak olan Final Four var. Fenerbahçe'nin yarı finaldeki rakibi ev sahibi Real Madrid. Final Four'un diğer eşlemesi ise Olympiakos-CSKA Moskova. Futbolda Barcelona ile yaptığı sponsorluk anlaşmasıyla büyük bir geri dönüş alan THY, Euroleague'in de sponsoru ve Madrid, Final Four zamanında aynı zamanda Turizm Bakanlığı'nın organizasyonuyla Türkiye'nin konuşulacağı bir şehir olacak. 
15 Mayıs Cuma ve 17 Mayıs Pazar günü dört nefes kesecek maça ev sahipliği yapacak olan Madrid Belediyesi Spor Sarayı ya da sponsorlu kısa ismiyle Barclaycard Center, 13 bin kapasiteye sahip ve maalesef finallerdeki dört takımın varlığı yüzünden tarihe tanıklık edecek basketbolsever sayısı Madrid'de 15 bini geçemeyecek. 200-600 euro arasında değişen Final Four biletleri internette satışa çıktığında kısa sürede tükenmişti. Şimdi gözler Fenerbahçe kulübüne gelecek biletlerde. Turnuvanın resmi bilet kanallarından olan Viagogo sitesinde 800 dolara bilet bulabilmek hâlâ mümkün. En pahalı biletlerden söz etmeden olmaz. Parkeye en yakın birinci sırada oturmak isteyen 2.950, ikinci sıra için 2.450, üçüncü sıra için ise 2.150 euro ödemek zorunda. Viagogo sitesinde açık büfenin olduğu VIP biletler için ise 9.950 dolar isteyen var. Final Four'dan bir gün önce ve finalden bir gün sonrasına İstanbul-Madrid-İstanbul uçakları dolu ama THY önümüzdeki günlerde ek seferler koyacağını duyurdu. 
Madrid ulaşım ve konaklama açısından Avrupa'nın en gelişmiş şehirlerinden. Taksi en son ihtiyaç duyulacak ulaşım aracı çünkü Madrid metrosuyla havaalanından otele, otelden müzelere, müzelerden Barclaycard Center'a maçlara gitmek çocuk oyuncağı. Metro ağı yüzünden merkezde fiyatı yükselen oteller yerine Gran Via-Sol Meydanı gibi popüler turistik merkezlerden uzakta oteller tercih etmekte fayda var. Tabii sadece basketbol değil dört gün boyunca Madrid'in de keyfini sürmek istiyorsanız işte kısa notlarım: Başkent Madrid'in kalbi Gran Via Caddesi'nde atıyor. Karaköy-Şişhane- Tünel üçgeni benzer yerler arıyorsanız, Madrid'de Chueca semti tam aradığınız bölge. Ayakkabı tasarımcılarının ağırlıkta olduğu butikler, kafeler bitmek bilmiyor. 
Madrid, başkent olmanın avantajı ve İspanya'da hanedana ev sahipliği yapmanın ayrıcalığıyla görkemli yapılara sahip. Picasso'nun en büyük şaheseri kabul edilen Guernica'nın sergilendiği Kraliçe Sofya'nın adını taşıyan Reina Sofia, Paris'in Louvre Müzesi ile yarışacak kadar iyi olan Prado Müzesi ve en iyi özel koleksiyonlardan birine sahip olan Thyseen- Bornemisza birbirine yürüyüş mesafesinde mutlaka görülmesi gereken üç büyük müze. Madrid'de San Miguel pazarı Avrupa'da son yıllarda trend olan ve nedense bizim Kadıköy ya da Beyoğlu Balık Pazarları'nın sanip olmadığı düzende bir gastronomi cenneti. Ufak dükkanlarda yüzden fazla çeşit tapas, minik hamburgerler ve elbette milli tatlıları.. 
Türk Hava Yolları, Efes, Emporio Armani, Spalding, Adidas, Citroen ve Turizm Bakanlığımızın yer alacacağı Plaza de Oriente'deki Fan Zone (Taraftar alanı) dört gün boyunca amatörlerin beşli, üçlü ve tek tek maçlarına sahne olacak. 202 ülkeden naklen yayınlanacak olan THY Euroleague Final Four'u 500'den fazla akredite gazeteci takip edecek. Turnuvanın Madrid için yaratacağı ekonominin yüz milyon euro'yu bulması bekleniyor. 1998'den bu yana dörtlü final formatında oynanan Avrupa basketbolunun en büyük kupasında 12 ülkeden 17 farklı takım kupayı kaldırmayı başardı.
Fenerbahçe'nin yarı finaldeki rakibi Real Madrid, 1964-1995 yılları arasında aldığı sekiz kupa ile hâlâ Avrupa'nın en büyüğü ama Final Four'lu yılların tartışmasız kralı yedi finalin altısında zafere ulaşan Panathinaikos. Dino Meneghin, Varese ve Olimpija Milano formalarıyla yedi Euroleague şampiyonluğu kazanırken, tarihin en başarılı koçu Madrid'e Fenerbahçe'nin başında dokuzuncu kupasını almaya gidecek Zeliko Obradovic. Partizan, Joventut, Real Madrid'e birer zafer yaşattıktan sonra Panathinaikos'a beş şampiyonluk yaşatan Obradovic tam bir fenomen ve Madrid'de Barclaycard Center'da iki gün boyunca salonun en karizmatik ismi olması şimdiden kesin. 
1998'de ilk Final Four'da Philips Milan'a 90-84 kaybeden Maccabi Tel Aviv, turnuvanın aynı zamanda son şampiyonu. Geçen sezon Real Madrid'i finalde deviren Maccabi bu sezon Obradovic'e çarpıldı ve Fenerbahçe'den maç alamadan 0-3 ile evine dönmek zorunda kaldı. Ev sahibi Madridliler Olympiakos'a elenen Barcelona'nın Final Four'a gelmemesinden gayet mutlular. Barcelona basketbol takımı Madrid'e gelemeyecek ama Euroleague Final Four için İspanya'nın başkentine gideceklere futbolun güzel bir sürprizi var. Yarı final ve final arasındaki boş günde Atletico Madrid, evi Vicente Calderon'da Barcelona'yı ağırlayacak. (SABAH Pazar)
Devamını Oku