Gizemli ve Paranormal Olaylar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gizemli ve Paranormal Olaylar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ağustos 2016 Salı

Hala Açıklanamamış 3 Tuhaf Keşif


Yakın tarihimize damgasını vurmuş , birbirinden tuhaf 3 keşif.

Hem bizim, hem de Dünya'nın tarihi pek çok bilinmeyenle dolu. Bu bilinmeyenler hikayelerle, masallarla hatta mitolojik şeyler ile nesilden nesile aktarılmış durumda. Ancak, eminiz ki hepiniz zaman zaman şunu düşünüyorsunuzdur; bu hikayelerin gerçeklik payı var mı? Efsane yaratıklar, tıptan bilime kadar pek çok şeyde zirveye çıkmış toplumlar vs.

Bunların hiçbirine kesin bir şekilde cevap bulamıyoruz ancak, bazen yapılan keşifler, bulunan şeyler, bir nebze de olsa geçmişe ışık tutmamızı ve insanlık tarihini daha iyi anlamamızı sağlıyor. işte o keşifler içinde öne çıkan üçü:

Neredeyse Yarım Metre Uzunluğunda Olan ''Dev Parmağı''


İnsanlık tarihinde son derece önemli bir yere sahip olan Mısırlılar pek çok gizem ile dolu bir toplumdu. İşte bu toplumun en meşhur şeylerinden biri, şüphesiz mumyalardır.

1988 yılında Alman Bild gazetesinde çalışan fotoğrafçı Gregory Spörri, son derece büyük, açıklanamayan bir gizeme tanık oldu. Kahire'nin 100 km kuzeydoğusunda yer alan bir köyde, mezar soyguncuları ile bir araya gelen Spörri, gördüğü şey karşısında şok olmuştu; 40 santimetreye yakın uzunluğu olan, dev bir parkmak. Mumyalanmış olan bu dev parmak, bu sayede oldukça korunaklı kalmıştı.

Parmağın araştırmacıların elinde soytarı olmasını istemediğini, bu sebeple olayı açıklamak için yıllarca beklediğini söyleyen Spörrri, 2009 yılında tekrar Mısır'a döndüğünde parmağa ait hiçbir iz bulamamış, bu sebeple de parmağın sırrı hala çözülememiş. 

Tarih boyunca dev insanların olduğu pek çok hikaye ve mit mevcut. Hatta Romalı tarihçi Flavius Josephus, Yahudilerin savaşı tarihinde "dev yaratıklar"ın olduğu yönünde notlar tutmuş. Tabi işin aslı ne, kesin olarak bilemiyoruz.


İyi Şekilde Korunmuş Moa Pençesi


Özellikle Yeni Zelanda ormanlarında uzun yıllar boyunca yaşamış, sonrasında ise nesli tükenmiş uçamayan bir kuş olan Moa, 3 metreyi aşan boyu ile oldukça büyüleyici bir varlıktı. Nesilleri tükenen bu varlıklardan günümüze sadece fosilleşmiş birkaç kemik kalmış durumda ancak; Yeni Zelanda'daki Owen Dağı'da bir mağarada bulunan şey, bu canlılara dair en somut kalıntı niteliğinde.

Oldukça başarılı bir şekilde korunmuş olan pençenin 3,000 yaşında olduğu tahmin edilmekte.

Büyük Gize Sfenksi


Mısır pek çok gizem ile dolu ve muhtemelen bu gizemlerin en başında Büyük Gize Sfenksi gelir. Son derece esrarengiz bir yapı olan Sfenksi kimin, ne zaman yaptığı, içindeki büyük odaların, tünellerin neden inşa edildiği hala bilinmemekte.

Gize Sfenksi'ne dair en büyük gizem şüphesiz yaşı ile alakalı. Bazı araştırmacılar Sfenksin, Antik Mısır Uygarlığı zamanında yapıldığını tahmin etse de bazıları devasa yapının neredeyse 800,000 yaşında olduğunu düşünmekte. Sfenks'e dair bir diğer önemli şey de yüzeyinde su erozyununa dair oldukça açık izlerin oluşu. Bu da yapının bir zamanlar su altında kalmış olabileceği teorisini ortaya çıkarmakta.
Devamını Oku

Dünya'ya Yakın Bir Yıldızdan Son Derece Enteresan Sinyaller Alındı!


Uzaylılar bir kez daha bizler ile iletişime geçmeye çalışmış olabilir.

Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti'ndeki araştırmacılar, Dünya dışı varlıklarla iletişim kurabilmek adına RATAN-600 isimli radyo teleskobunu kullanmakta. İşte bu teleskop ile araştırmacılar, oldukça ilginç bir sinyal elde ettiler.

Dünya'ya 94 ışık yılı uzaklıkta bulunan bir yıldızdan gelen sinyal, standart sinyal frekanslarına göre ciddi oranda farklılık göstermekte.


Sinyal, boyutu ve yaşı olarak bizim Güneş'imize benzeyen HD164595 adlı yıldızın bulunduğu gezegen sisteminden gelmeke. Durum böyle olunca da söz konusu gezegen sisteminde sinyali gönderebilcek gelişmiş canlıların yaşadığı bir gezegen olabilmesi ihtimali gündeme geliyor.

Sinyali tespit eden araştırmacılar, başta NASA olmak üzere bu işlerle en üst seviyede uğraşan kişilerin HD164595'e yönelik kapsamlı bir araştırma yürütmelerini istemekte. Tabi söz konusu sinyalin 'yerçekimsel mikromerceklenme' denilen bir nevi yansıma sonucu oluşabilme ihtimali de bulunmakta. Ancak araştırmacılar, sinyalin şiddeti sebebi ile bu tarz bir şeyin olma ihtimalini oldukça az görüyor.
Devamını Oku